Biyografik eserler, bir kişinin yaşamını konu alan eserlerdir ve bu eserler genellikle kişisel veriler içermektedir. Bu kapsamda, hazırlanacak biyografik eserde doğru bilgi sır niteliğinde olmadığı sürece yayınlanabilmektedir. Biyografik eserlerin yayınlanması ve kullanılması, kişisel verilerin korunması, telif hakları ve ifade özgürlüğü gibi konuları içeren çeşitli hukuki düzenlemelere tabidir.
Biyografik eserlerde, bir kişinin yaşamı ve deneyimleri hakkında bilgi verilirken, bu bilgilerin doğru, güvenilir ve dengeli bir şekilde sunulması önemlidir. Öncelikle belirtmek gerekir ki kamuya mal olmuş bilgilerin açıklanması özel hayatın gizliliğini ihlal olarak değerlendirilemez. Ancak bu tarz eserlerde kişilik haklarının ihlali farklı şekillerde gündeme gelebilecektir. Örneğin; Bir biyografi kamuya mal olmuş bir kişinin hayatına ilişkin doğru bilgileri aktarma iddiasında ise, basın özgürlüğüne ilişkin davalarda kullanılan ölçütler bu tür uyuşmazlıklarda da uygulanabilir ve hakkında çalışma yapılan kişi doğru olmayan bilgilerin ya da özel hayatına ilişkin mahrem detayların yayınlanmasını engellemek üzere yargıya başvurabilir. Ayrıca belirtmek gerekir ki hakkında çalışma yapılan kişiden izin alınmamış olması ise doğrudan bir kişilik hakkı ihlaline sebebiyet vermeyeceği gibi, izin alınmış olması da hiçbir şekilde kişilik haklarına aykırılık oluşmayacağı anlamına gelmez. Örneğin ortaya çıkan eserde, hakkında çalışma yapılan kişinin verdiği rızanın kapsamı dışına çıkılarak bazı gerçek dışı hususlara veya özel hayata dair mahrem bilgilere yer verilmiş olabilir. Bu tür bir esere konu olan kişinin hakkındaki gerçek olmayan bilgiler, olaylar objektif olarak bakıldığında önemsiz gözükse dahi, bu tür bir aktarımı konu alan eserin yayınlanması durdurulabilmektedir.
Ayrıca “Kişisel veri” kavramına ilişkin, kişinin, yetkisiz üçüncü kişilerin bilgisine sunmadığı, istediğinde başka kişilere açıklayarak ancak sınırlı bir çevre ile paylaştığı nüfus bilgileri, adli sicil kaydı, yerleşim yeri, eğitim durumu, mesleği, kan grubu, medeni hali, biyolojik örnekleri, cinsel ve ahlaki eğilimi, sağlık bilgileri, etnik kökeni, siyasi, felsefi ve dini görüşü gibi kişinin kimliğini belirleyen veya belirlenebilir kılan, kişiyi toplumda yer alan diğer bireylerden ayıran ve onun niteliklerini ortaya koymaya elverişli, gerçek kişiye ait her türlü bilginin anlaşılması gerekir; ancak, herkes tarafından bilinen ve/veya kolaylıkla ulaşılması ve bilinmesi mümkün olan kişisel bilgiler, yasal anlamda “kişisel veri” olarak değerlendirilemeyeceğini hatırlatmak isteriz.


