Arabuluculuk Sonunda Yapılan Milletlerarası Sulh Anlaşmaları Hakkında Birleşmiş Milletler Singapur Konvansiyonu Onaylandı

7 Ağustos 2019 tarihinde Singapur’da imzaya açılması sebebiyle Singapur Konvansiyonu olarak da bilinen “Arabuluculuk Sonunda Yapılan Milletlerarası Sulh Anlaşmaları Hakkında Birleşmiş Milletler Konvansiyonu”, 11.03.2021 tarihli, 31420 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7282 sayılı Kanun ile onaylandı.

Söz konusu Konvansiyon; uluslararası ticari arabuluculuk sonucunda taraflar arasında yapılan sulh anlaşmalarının icra edilebilirliğini ve arabuluculuğu teşvik etmeyi amaçlamaktadır. 16 maddeden oluşan Singapur Konvansiyonu, uluslararası ticari uyuşmazlıkların çözümü için yapılmış arabuluculuk sonunda düzenlenen anlaşmalara uygulanır. Konvansiyonun bu anlaşmalara uygulanabilmesi için yazılılık şartı öngörülmüştür. Bunun yanı sıra, taraflardan en az ikisinin iş yerlerinin farklı farklı devlette olması ve uzlaşma anlaşmasının taraflarının iş yerlerinin bulunduğu devletin anlaşmadaki yükümlülüklerin icra yerinin yani yükümlülüklerin yerine getirileceği yerin önemli bir kısmının farklı bir devlette olması veya anlaşma konusunun en yakın bağlantılı olduğu devletten farklı bir yer olması gerekmektedir.

Konvansiyonun kapsadığı anlaşma belgelerinin; arabuluculuk süreci sonunda ortaya çıkması, milletler arası nitelik taşıması, ticari uyuşmazlıklara ilişkin olması gerekir. Konvansiyonun 2. Maddesi gereği kapsam dışında bırakılan uyuşmazlık konuları ise şu şekildedir; taraflardan birinin tüketici olarak şahsı, ailesi veya evi için yaptığı işlemlere ilişkin uyuşmazlıkların çözümü için yapılan ve aile, miras, iş hukukuna ilişkin uyuşmazlıklara dair yapılan anlaşmalardır.

Yine Konvansiyon’da arabuluculuk anlaşma belgesinin icrası ve kesin delil etkisi kazanması taleplerinin ret sebepleri 5. Maddede sayılmıştır. Buna göre;

  • Sulh anlaşmasının taraflarından birinin ehliyetinin bulunmaması,
  • Sulh anlaşmasının kesin hükümsüz, geçersiz ya da uygulamaya elverişsiz olması,
  • Sulh anlaşmasının bağlayıcı veya kesin olmaması,
  • Sulh anlaşmasının daha sonradan değiştirilmesi,
  • Sulh anlaşmasında öngörülen yükümlülüklerin yerine getirilmiş olması veya anlaşılır ya da makul olmaması,
  • Sulh anlaşmasının icraya konulmasının, anlaşmanın şartlarına aykırı olması,
  • Arabuluculuğa ya da arabulucuya ilişkin kurallarda ciddi bir ihlalin olması,
  • Arabulucunun tarafsızlığına ve bağımsızlığına ilişkin haklı şüphe oluşturan durumlarda uzlaşma sözleşmesinin yapılmamasına sebep olabilecek derecede önemli veya haksız bir etkinin ortaya çıkmış olması arabuluculuk anlaşma belgesinin icrası bakımından ret sebepleridir.

Sonuç olarak Singapur Konvansiyonu, milletlerarası ticarette uyuşmazlık çözüm yolu olarak arabuluculuğun daha yaygın bir şekilde kullanılmasını ve bu sayede uyuşmazlıkların mümkün olan en az maliyetle ve daha kısa sürede çözülmesini amaçlamaktadır.

error: Bu içerik korumalıdır.