Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi Nedir?

4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nda önceki Medeni Kanun’dan farklı olarak eşler arasındaki yasal mal rejimi “edinilmiş mallara katılma rejimi” olarak düzenlenmiştir. Eşler arasındaki yasal mal rejiminin edinilmiş mallara katılma rejimi olarak kabul edildiği Türk Medeni Kanunu 1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Burada dikkat edilmesi gereken husus şudur:

  • 1 Ocak 2002 tarihinden sonra yapılan evliliklerde kural olarak eşler arasındaki yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılma rejimidir.

 

  • 1 Ocak 2002 tarihinden önce yapılan evliliklerde, eşler herhangi bir mal rejimi seçimi yapmamışlarsa, 1 Ocak 2002 tarihinden itibaren edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanacaktır. Ancak 31.12.2001 tarihine kadar “Mal Ayrılığı Rejimi” geçerli olacak, eşlerin üzerlerinde olan mallar kişisel malları sayılarak mal rejiminin tasfiyesinde artık değer hesaplanmasında dikkate alınmayacaktır.

Türk Medeni Kanunu’nun 218. maddesine göre,  “Edinilmiş mallara katılma rejimi, edinilmiş mallar ile eşlerden her birinin kişisel mallarını kapsar.”

EDİNİLMİŞ MALLAR NELERDİR?

Türk Medeni Kanunu’nun 219. maddesine göre, “Edinilmiş mal, her eşin bu mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleridir.” Madde hükmünden de anlaşılacağı üzere bir malın edinilmiş mal sayılabilmesi için, mal rejimi sürecinde edinilmiş olması ve emek karşılığı edinilmiş olması gerekir.

Türk Medeni Kanunu’nun 219. maddesine göre, “Bir eşin edinilmiş malları özellikle şunlardır:

  1. Çalışmasının karşılığı olan edinimler,
  2. Sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurum ve kuruluşlarının veya personele yardım amacı

ile kurulan sandık ve benzerlerinin yaptığı ödemeler,

  1. Çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar,
  2. Kişisel mallarının gelirleri,
  3. Edinilmiş malların yerine geçen değerler.”

KİŞİSEL MALLAR NELERDİR?

Türk Medeni Kanunu’nun 220. maddesine göre, “Aşağıda sayılanlar, kanun gereğince kişisel maldır:

  1. Eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşya,
  2. Mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan veya bir eşin sonradan miras yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri,
  3. Manevî tazminat alacakları,
  4. Kişisel mallar yerine geçen değerler.”

Türk Medeni Kanunu’nun 221. maddesine göre, “Eşler, mal rejimi sözleşmesiyle, bir mesleğin icrası veya işletmenin faaliyeti sebebiyle doğan edinilmiş mallara dahil olması gereken malvarlığı değerlerinin kişisel mal sayılacağını kabul edebilirler.

Eşler, mal rejimi sözleşmesiyle kişisel malların gelirlerinin edinilmiş mallara dahil olmayacağını da kararlaştırabilirler.”

ŞİRKET HİSSELERİNİN DURUMU NE OLACAKTIR?

Şirket hisselerinin bedeli evlilik tarihinden önce ödenmiş ise bu hisseler kişisel mal, evlilik birliği içerisinde ödenmiş ise edinilmiş mal sayılacaktır.

Evlilik tarihinden önce bedeli ödenen şirket hisseleri her ne kadar kişisel mal olarak kabul edilse de bu şirket hisselerinden elde edilen gelirler mal rejimi tasfiyesine konu edilebilir çünkü Türk Medeni Kanunu gereğince kişisel malların gelirleri de edinilmiş mal olarak kabul edilmektedir. Örneğin; kişisel mal sayılan şirket hisse senetlerinden elde edilen gelirler; hisse senetleri için ödenen temettü  (kar payları) ödemeleri, şirketin aktif varlıkları; eşler arasındaki mal rejimi tasfiyesine konu edilecektir. Ancak sona eren ortaklıklardaki tasfiye payları gelir niteliğinde sayılmayacağı için kişisel mal sayılmakta olup tasfiyeye konu edilmeyecektir (Acabey, 509).

Edinilmiş mal rejimi tasfiyesinde eşler katılma alacağını talep edebilirler. Yani evlilik tarihinden önce bedeli ödenen şirket hisseleri her bir eşin kişisel malı sayılırken bunlardan elde edilen gelirler, kar payları, temettüler edinilmiş mal sayılacağı için katılma alacağı kapsamında talep edilebilir. Türk Medeni Kanunu’nun 236. maddesine göre, “Her eş veya mirasçıları, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olurlar.” Türk Medeni Kanunu’nun 231. maddesine göre, “Artık değer, eklenmeden ve denkleştirmeden elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere her eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan miktardır.”

1 Ocak 2002 tarihinden sonra boşanan eşlerin talep edebileceği bir diğer alacak ise değer artış payı alacağıdır.  Türk Medeni Kanunu’nun 227. maddesine göre, “Eşlerden biri diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında alacak hakkına sahip olur ve bu alacak o malın tasfiye sırasındaki değerine göre hesaplanır; bir değer kaybı söz konusu olduğunda katkının başlangıçtaki değeri esas alınır.” Yani eşlerden birine ait olan şirket üzerinde diğer eş bu şirketin edinilmesine, iyileştirilmesine katkıda bulunmaktaysa ve bu katkıyı ispatlarsa meydana gelen değer artışı alacağını da talep etmesi mümkündür.

Kişisel mal olan şirketin sene sonu bilançosundaki kar edinilmiş maldır. Bu kar dağıtılmamışsa sermayeye eklenmişse buna “yedek akçe” denmektedir ve “yedek akçe” edinilmiş mal olarak kabul edilmektedir. Bir diğer dikkat edilmesi gereken husus da şirket bilançosunda gösterilen rakamlar brüttür dolayısıyla önce nete çevrilir ve bulunan miktar tasfiyeye konu edilir.

 

1 Ocak 2002 tarihinden önce yani eşler arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu tarihte edinilen mal varlığına dair olarak eşler ancak katkı payı alacağı talebinde bulunabilmektedir. Eşin katkı payı alacağı talebinde bulunabilmesi için de parasal veya para ile ölçülebilen maddi bir değer koymak suretiyle katkısının bulunması gerekmektedir.

error: Bu içerik korumalıdır.